Tunceli, Munzur Vadisi, Ovacık, Elazığ, Harput, Malatya Turu. 12/14 Kasım, 2 Gece Konaklama

 

TUNCELİ - MUNZUR VADİSİ - OVACIK - ELAZIĞ - HARPUT - MALATYA TURU

12/14 Kasım 2021

2 Gece 3 Gün, 2 Gece Otel Konaklama

Dersim Dört Dağ İçinde...

 

Gidiş: 12 Kasım 2021 Pegasus HY / Sabiha Gökçen - Erzincan, 06.45/08.30

Dönüş: 14 Kasım 2021 Pegasus HY / Malatya - Sabiha Gökçen, 19.50/21.30

 

  

 

1. Gün: Erzincan Girlevik Şelalesi, Pülümür Yaylaları, Şelaleler, Kutu Deresi, Düzgün Baba, Cem Evi Ziyareti, Tunceli

Değerli misafirlerimiz, saat 06:20'da Sabiha Gökçen Havalimanı'nda buluşarak; Check-in ve bagaj işlemlerinin yapılması sonrası uçağa geçiyor ve Erzincan'a hareket ediyoruz. Alanda bekleyen aracımızdaki yerlerimizi alarak önce kısa bir kent turu yapıyor ve ardından Erzincan ovasını geçerek Munzur Dağlarının eteğindeki Girlevik Şelalesi'ne gidiyoruz. Yaklaşık 30 metre yükseklikten akan ve kışın buz tuttuğu için dağcıların üzerinde tırmanış yapabildiği Girlevik Şelalesi'nde su sesleri eşliğinde çay keyfi yapıyoruz. Endemik bitki görselleri sunan Pülümür Vadisine girip, Vadideki ilerleyişimiz esnasında dağlardan akan şelaleleri ve peribacaları oluşumlarını fotoğraflayıp, kimi zaman durup buz gibi soğuk sularla susuzluğumuzu gideriyoruz. Pülümür ilçesinde Cemal Süreyya heykelini gördükten sonra, Türkiye’de önemli mevkilerde bulunan birçok kişinin doğduğu Nazimiye tabelasını görüp, yaban hayatının en iyi korunduğu ve Türkiye’deki sayılı alanlarının başında gelen Pülümür Vadisi ve Kutu Deresi'nde ayaklarımızı buz gibi soğuk sularda dinlendiriyor ve içeceklerimizi yudumluyoruz. Sonraki durağımız Pülümür Çayı’nın oyduğu vadiden geçerek varacağımız Düzgün Baba Türbesi. Yolda Alevilik hakkında bilgi edinip Zazaca ve Türkçe deyişler, Semahlar, Nefesler dinliyoruz... Buradaki köylüler her yıl yazın başında ürün hasadı bereketli olsun, çayırları biçtikten sonra verilen rızka şükür olsun diye bir araya gelip Düzgün Baba'yı ziyaret eder, Allah’ı anarak kurban keserler. Alevilerce kutsal kabul edilen Düzgün Baba dergâhında halen derviş hayatı süren insanları görmek mümkündür. Düzgün Baba Cemevi civarında Zazaca ve Türkçe türkülere kulak veriyor cemevinde bağdaş kurup buradaki dededen bölge aleviliği hakkında bilgi ediniyoruz. Alevi geleneğinde önemli bir yer tutan bu efsaneyi dinledikten sonra Dersim Bölgesi'nin merkezi Tunceli'ye hareket ediyoruz. Düldül tepesinde manzara keyfi sonrasında çarşıyı gezerken Tunceli Müzesi, Seyit Rıza Heykeli ve Seyuşen Heykeli de göreceklerimiz arasında. Munzur Çayı kenarındaki restoranımızda alacağımız akşam yemeği sonrasında konaklama otelimizde. Konaklama TUNCELİ

Öğle yemeği: Ekstra olup; Kutu Deresi kenarındaki restoranlarda et kavurma menülerini tavsiye ederiz.
Akşam yemeği: Munzur vadisinde dere kenarındaki restoranımızda canlı müzik eşliğinde fiyata dahil.
Konaklama: Royal Demir Hotel / Grand Şaroğlu v.b
Güzergah: Erzincan - Dereova - Nazımiye - Tunceli (180 km)

2. Gün: Tunceli, Ovacık, 38 Kayalıkları, Halbori ve Laş Dereleri, Munzur Gözeleri, Ergan, Hozat, Pertek, Elazığ

Değerli misafirlerimiz, sabah yöresel köy ürünlerinden oluşan tamamen organik kahvaltımız sonrasında Munzur Vadisi'ne giriyoruz..Doğal güzellikleri açısından Türkiye'nin en önde gelen yörelerinden olan ve Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisi, 1971 senesinde Milli park ilan edilmiş. Kuzeyde 3300 m'ye kadar yükselen Munzur Dağları, Mercan ve Munzur Suyu Vadileri tarafından parçalanmış olan milli park, başta akarsu kaynakları ve gözeler olmak üzere zengin doğası, endemik bitki türleri ve yaban hayvan varlığı ile eşsiz bir bölge oluşturmakta. İnanılmaz görseller, derin kanyonlar eşliğindeki ilerleyişimizde fotoğraf makinelerimiz hep hazır konumda olmalı… Vadide Dersim 38 Kayalıkları olarak adlandırılan bölgede 1938’de yaşanılanları dinliyor; bölgeye daha önce hiç gitmemiş kişilerin sadece kitabi bilgilerle yaptığı yorumlarından kurtuluyor ve insani boyutunu değerlendirme fırsatı yakalıyoruz. Halbori Gözelerini ve Laş Deresi’ni gördükten sonra Munzur nehri vadisinde yapacağımız yolculuk sırasında yöresel inancın simgelerinden biri olan Ana Fatma Ziyaretimizi yapıyoruz.. Yolculuğun ardından adını son yıllarda tüm Türkiye’ye duyurmayı başarmış küçük Ovacık ilçesine varıyoruz. Ovacık'ta Che Cafe’de soluklanıp belediye kooperatifinde yöresel ürünleri görüyoruz. Ovacıkta yerel lezzetlerin sunulduğu restoranda kenger, dağ mantarı, babuko, tar ve  gullik gibi bir çok lezzetin tadına vardıktan sonra, üzerinde Buzul göllerinin yer aldığı Temmuz ayında bile yamaçlarda yığılmış kar örtülerinin henüz erimediği Mercan Dağlarının heybetli duruşunu fotoğraflayarak Gözeler Köyü’ne ulaşıyoruz. Günün en güzel anlarından birisi, bir nehrin doğuşunu gözlemleyebileceğiniz kutsal Munzur Gözeleri. Ayrılmak istemeyeceğiniz güzellikler sergileyen gözelerdeki serbest zamanda alışveriş ve çay keyfi yapabilirsiniz. Unutamayacağımız keyifli gezimiz sonrasında Dersim’in eski merkezi Hozat'ın çarşısında mola veriyoruz. Yolun devamında varacağımız Pertek’te Keban Baraj Gölü'nün sularından kurtarılarak, 1971/73 senelerinde yüksek tepelere taşınan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Pertek Beyi Rüstem oğlu Baysungur tarafından yaptırılan Baysungur Camii’ni geziyoruz. Feribotla Keban Gölü’nün karşı kıyısına geçerken baraj sularının yükselmesiyle bir adada kalan Pertek Kalesi'ni ve Türkiye’nin en büyük barajlarından olan Keban Barajı’nın Mezopotamya coğrafyasını nasıl değiştirmiş olduğunu da görme fırsatını buluyoruz. Güzel bir günün sonunda Elazığ'a ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama oetelimizde. Konaklama ELAZIĞ
Kahvaltı: Ücrete dâhil olarak otelimizde açık büfe kahvaltı olarak sunulacaktır. 
Öğle yemeği: Ekstra olup; Ovacık’ta kenger, tar, gullik, dağ mantarı, babuko gibi yöresel menüleri tavsiye ederiz.
Akşam yemeği:  Ücrete dâhil olarak otelimizde açık büfe  veya set menü olarak sunulacaktır. 
Konaklama: Marathon Hotel Elazığ
Güzergah: Tunceli - Munzur Milli Parkı - Ovacık - Hozat - Pertek - Elazığ (230 km)

 

3. Gün: Elazığ - Harput Kalesi, Ulu Cami, Arap Baba ve Mansur Baba Türbeleri, Malatya, Dönüş Yolculuğu

Değerli misafirkerimiz, sabah yöresel köy ürünlerinden oluşan organik kahvaltı sonrasında, Elazığ’ı yakından tanıma fırsatı buluyoruz. M.Ö 8. yüzyılda Urartu Krallığı tarafından yaptırılan Harput Kalesini görüyor, Pisa Kulesi'ni aratmayacak kadar eğik olan minaresinden dolayı Eğri Minareli Camii olarak da anılan ve 1156-1157 yılları arasında yaptırılan Ulu Camii’yi, tarihi Harput konaklarından biri olan Şefik Gül Evi’ni, Arap Baba Türbesini ziyaret ediyor, Balak Gazi Parkı’nda Elâzığ manzarası ile çay-kahvemizi yudumlayıp ardından Malatya’ya doğru hareket ediyoruz. Öğleden sonra ise İpek Yolu üzerindeki tarihi şehirlerimizden Malatya’yı geziyoruz. Eski Malatya olarak anılan Battalgazi'nin sokaklarını dolaşıyor, geçtiğimiz aylarda Dünya Mirası Listesi'ne giren Anadolu’nun ilk şehir devletlerinden Arslantepe Höyüğünü geziyoruz. M.Ö. 5.000'den, M.S. 11. yüzyıla kadar kesintisiz yaşam olan ve 8 arkeolojik katmandan oluşan bu şehrin duvar resimleri eşsiz bir önemde. Sarayın kapısındaki aslan heykellerinin orijinallerini ise Ankara, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde görmek mümkün. Daha sonra geçmişi Roma dönemine dayanan Eski Malatya Surları ve 1637 tarihinde IV. Murat'ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı'nı, Ertunan Konağı’nı, Malatya Çarşısı ve kayısı borsası diyebileceğimiz Şire Han’ı geziyor, Sanat Sokağı’nda soluklanıyoruz. Merkezde vereceğimiz serbest zaman sonrasında havaalanına hareket. Check-in ve bagaj işlemlerinin ardından, biriktirdiğimiz anılarla İstanbul'a uçuyoruz. Bir sonraki Sumertur organizasyonunda görüşmek dileğiyle vedalaşıyoruz.

Kahvaltı: Ücrete dâhil olarak otelimizde açık büfe kahvaltı olarak sunulacaktır. 
Öğle yemeği: Ekstra hizmet olup; Malatya’da sunulan yöresel menüleri tavsiye ederiz.
Güzergâh: Elazığ - Malatya (90 km)

 

            Fiyata Dahil Olan Hizmetler

 

           Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

 

            TUR ÜCRETİ: 1699 TL

            Tek kişilik oda farkı: 190 TL